<?xml version="1.0" encoding="windows-1250"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Haçka Düzköy Akçaabat Trabzon</title>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php</link>
<description>Trabzon, Hacka, Duzkoy, Akcaabat, Karadeniz, Kemence, Karadeniz Yemekleri, Horon, Duzkoyspor, Trabzonspor, Tarihi Yerler, Sumela Manastiri, Hackali Hoca Baba, Temel Fikralari, Karadeniz Yemekleri, Hamsi, Karadeniz Fikralari </description>
<language>en</language><item>
<title>hamsili lahmacun</title>
<description>- Image: 400 -

SİNOP - Güneydoğu'nun lahmacunu Karadeniz'in hamsisiyle buluştu. 

Sinop'ta bir restoranın ürettiği hamsili lahmacun, vatandaşların büyük beğenisini kazandı. Böylece Karadeniz'e has olan hamsiden her türlü yiyecek yapılması geleneğine lahmacun da katılmış oldu.

Sinop'ta Türk Mutfağı adlı bir restoranda 6 yıllık ustalık yapan Nizamettin Kurt (25), Karadeniz'e has hamsiyle lahmacun yapıyor. 

Lahmacun hamuru üzerine et yerine, hamsiden meydana getirdiği kıymayı kullanan Nizamettin Kurt, gelen taleplerden de çok memnun olduğunu ve hamsili lahmacunun üretimine devam edeceklerini söyledi. 

Kırmızı et yemeyip, beyaz eti tercih edenleri hedef kitle olarak tercih ettiklerini kaydeden Kurt, &quot;Lahmacunun sadece et ve kıymadan yapılamayacağını böylece göstermiş olduk. Kolesterol yönünden sıfır olan hamsiden de lahmacun yapılabilir. Gelen ilk tepkiler oldukça memnuniyet verici. Hamsili lahmacunun malzemesini çeşitli baharatlarla zenginleştiriyorum.Böylece yenildiğinde hamsi kokusu kesinlikle hissedilmiyor. Hatta, hamsili lahmacunu yiyen müşterilerimize hamsiden yapıldığını söylemediğimizde çok şaşırıyorlar&quot; dedi. 

Nizamettin Kurt, hamsili lahmacunun tanesini 1.5 YTL'den sattıklarını da sözlerine ekledi. (İHA) 
</description>
<pubDate>Fri, 31 Oct 2008 11:22:32 +0100</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=381</link>
</item>
<item>
<title>Horon Oynayan Kucuk Kiz</title>
<description>http://www.izlesene.com/video/cocuklar-horon/416454?ref=embedv2linkver</description>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 14:33:13 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=367</link>
</item>
<item>
<title>Hacka Duzkoy TARIM VE HAYVANCILIK VE ORMANCILIK</title>
<description>İlçemizin rakımının yüksek, arazi yapısının engebeli ve dağınık oluşu, tarım ürünlerinin çeşitliliğini ve verimini sınırlamakla birlikte geçim kaynağı genelde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçemiz, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde km 2 başına 213 kişi ile nüfusun yoğun olduğu yerleşim birimlerinden biridir. Tarım ve hayvancılık aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Ne yazık ki işlenebilir tarım arazileri miras yoluyla bölünerek çok küçük parçalara ayrılmıştır. Hem arazi yapısının engebeli oluşu, hem de arazilerin küçük parçalara ayrılması makinalı-verimli tarım ve hayvancılığı imkânsız hale getirmektedir. Kırsalda konut yapımı ve dağınık yerleşim kültürü de dikkate alındığında işlenebilir tarım arazilerinin sürekli azaldığı görülmektedir.
İlçemizin iklimi, tipik Karadeniz ikliminin özelliğini taşımaktadır. İlçemizde fındık, mısır, patates, fasulye, kara lâhana gibi ürünler yetiştirilmektedir. Orta ve yüksek kuşak köylerimizde özellikle hayvancılık ağırlık kazanmıştır.
İlçe Tarım Müdürlüğü 1 İlçe Müdürü, 1 Veteriner Hekim, 1 Veteriner Sağlık Teknisyeni, 1 Teknisyen ve 1 Sözleşmeli Veteriner Hekim, 1 Daktilograf, 1 Şoför ve 1 Hizmetli ile çiftçilerimize hizmet vermektedir.
FINDIK:
2006 Yılı rakamlarına göre 34 hektar sahada toplam 350 üretici tarafından 34 ton civarında fındık üretilmiştir. Üretilen fındığın bir kısmı TMO tarafından, bir kısmı FİSKOBİRLİK tarafından ve bir kısmı da tüccarlar tarafından ortalama 3 YTL fiyat üzerinden satın alınmıştır.
SEBZE:
Sebze üretimi, 2006 yılında 24 hektarlık alanda yapılmış olup, bunun büyük bir kısmını yaprağı yenen sebzeler oluşturmaktadır. İlçe genelinde yetiştirilen başlıca sebzeler lahana, marul, pırasa, maydanoz, hıyar, patlıcan, domates, taze soğan, taze ve kuru fasulyedir.
2005 yılında İl Özel İdare Müdürlüğü kaynaklı 180 m2 1 adet, 2006 yılı Sosyal Yardımlaşma Vakfı kaynaklı 2 Adet 160 m2 lik sera kurularak ilk baharda sebze fidesi ile salatalık, geç sonbaharda ise salatalık ve fasulye, kış aylarında ise marul ve soğan yetiştirilmektedir.
MISIR:
Mısır ekim alanı 2250 hektar civarında olup, tahmini üretim 5.700 ton olmuştur. Yapılan Çiftçi Eğitim ve Yayım Çalışmaları ile mısır tarımında yeni yeni hibrit tohum kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle hibrit tohum ekimi ile dekara verim 3-4 kat artmaktadır.
PATATES:
2006 yılında Patates üretimi 500 hektar sahada yapılmış ve toplam üretim 8.000 ton olmuştur. 2006 yılında Çayırbağı Beldesi Zelaha Mahallesinde toplam 6,5 dekarlık alanda patates siğili vakası görülmesi üzerine gerekli tedbirler alınmış sertifikalı tohumluk kullanımına önem verilmiş; erkenci, orta erkenci ve geç çeşit patates tohumluğu dikimi üzerinde durulmuştur.
MEYVECİLİK:
İlçemizde meyvecilik genellikle aile ihtiyacını karşılamaya yönelik yapılmaktadır. Başta armut olmak üzere, elma, ayva, ceviz, dut, kiraz, erik gibi meyveler yetiştirilmekte ve genelde aile içi tüketilmektedir. Toplam meyve ağacı sayısı 14.300 adettir.
2006 yılında İlçe Tarım Müdürlüğü ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı destekli Ceviz Yetiştiriciliğini Geliştirme Projesi çerçevesinde 68 çiftçimize 70 dakarlık ceviz bahçesi, meyve üretimini geliştirmek üzere İl Özel İdare kaynaklı 4 Çiftçimize toplam 2 da bodur elma bahçesi, 1 Çiftçimize İl Özel İdare kaynaklı 0.5 da Trabzon hurması bahçeleri tahsis edilmiştir.
ARAZİ VARLIĞI DAĞILIMI:
a)Tarım arazisi
Ekilebilen Arazi Payı %
Toplam Arazi Payı %

    * Mısır

2250 Hektar
78.5
19.3

    * Fındık

34 Hektar
1.3
0.3

    * Patates

500 Hektar
17.4
4.3

    * Sebze

24 Hektar
0.9
0.2

    * Kuru fasulye

40 Hektar
1.3
0.3

    * Diğerleri

17 Hektar
0.6
0.1

    * TOPLAM

2865 Hektar

Toplam Arazi Payı %
b) Orman arazisi
7.935 Hektar
68.2
c) Çayır arazisi
418 Hektar
3.2
d) Ürün getirmeyen
482 Hektar
4.1
GENEL TOPLAM
8.835 Hektar
HAYVANCILIK:
İlçemizde hayvancılık yaygın olarak yapılmaktadır. Hayvanlar yazın yaylalarda, kışın ise ahırlarda beslenmektedir. Hayvancılık daha çok süt sığırcılığı şeklindedir. Hayvanlardan elde edilen sütlerin bir kısmı İlçemizdeki süt fabrikalarında işlenmekte, bir kısmı da diğer ilçelerdeki süt fabrikalarına gönderilmektedir. Üretilen sütler daha çok tereyağ, kaşar peyniri, telli peynir ve yoğurt yapımında kullanılmaktadır. Çiftçilerimizin çoğunluğu yaz aylarında hayvanları ile yaylalara çıkmaktadırlar. Mevcut bulunan çayır ve meralarımızdan en iyi şekilde istifade etmek için mera ıslah çalışmaları yapılmakta, ayrıca verimsiz hayvan sayısının azaltılması ve verimi üstün olan kültür ırkı hayvan sayısının artırılması amacıyla suni tohumlama çalışmaları yapılmaktadır.
İlçemizin hayvan varlığı son sayımlara göre;

Küçükbaş Hayvan Cinsi
Sayısı
Koyun
1500
Keçi
---
Toplam
1500

Büyükbaş Hayvan Cinsi
Sayısı
Kültür Irkı
1500
Kültür Melezi
10.000
Yerli Irk
500
Toplam
12.000

Hayvancılığı Geliştirme Projesi kapsamında süt sığırlarına yapılan suni tohumlama çalışmaları ile hayvancılığın gelişmesi sağlanmış ve yapılan suni tohumlamalardan doğan buzağılar için üreticilere hayvan başına destekleme ödemeleri yapılmaktadır. 2006 yılında çiftçilerimizin üretmiş oldukları 10.070.102 lt. süt için toplam 302.103 YTL. destekleme ödemesi yapılmıştır.
İlçemizde 3 adet Alabalık tesisi mevcut olup, bunlardan 2 tanesi faaldir. Bu tesislerde üretilen Alabalıklar İlçemiz ve çevre İlçelere pazarlanarak tüketilmektedir. Ayrıca 2006 yılında üretilen 9880 kg Alabalık için toplam 6.480 YTL. , 40.000 adet yavru alabalık için toplam 2.000 YTL destekleme ödemesi yapılmıştır.
Ayrıca İlçe genelinde 3’ü gezginci olmak üzere toplam 33 adet arıcı ve 1150 adet arı kovanı bulunmaktadır. 2006 yılında ana arı desteğinden yararlanmak için İlçe Tarım Müdürlüğüne başvuruda bulunan çiftçilerimize toplam 750 YTL ana arı destekleme ödemesi yapılmıştır.
Kümes hayvanı yetiştiriciliği İlçemizde aile işletmeciliği şeklindedir. İlçemiz Taşocağı Köyünde bulunan günlük 2500-3000 yumurta kapasiteli 1 adet yumurta tavukçuluğu</description>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 17:53:49 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=356</link>
</item>
<item>
<title>Yeni DuzkoySpor ( HackaSpor )</title>
<description>TEBRİKLER YENİ DÜZKÖYSPOR
- Image: http://img294.imageshack.us/img294/8747/dzkyqf5.gif -
*Daha Fazla Resim Icin--&gt;&gt; * http://www.sveb-61.tr.gg/Y-.-D.ue.zk.oe.yspor--%3Cimg-src%3D-g-http-d--s--s-www-.-natro-.-com-s-images-s-ICO-.-~-.-yeni-.-gif-g-%3E.htm



Başarılı bir sezonun ardından Y. Düzköyspor Birinci Amatör kümeye yükselme başarısı gösterdi. Öz evlatlarından oluşturduğu kadrosuyla sezona başlayan Yeni Düzköyspor, İlçemizi başarı ile temsil etmiş, aldığı farklı galibiyetlerle lig bitmeden bir üst kümeye çıkmayı garantilemiş ve Düzköylülerin yüzünü güldürmüştür. Bu başarıyı kazanan fedakar futbolcularımızı, Kulüp Başkanı Sayın Mehmet ZAFER ‘i ve Yönetim Kurulunu, Takım Teknik Sorumlusu Antrenör Sayın Ahmet TİRGİL’i, Birlik ve beraberlikleriyle bu başarıyı kazanan Yeni Düzköyspor takımını kutlarız ve Birinci Amatör kümede Yeni Düzköyspor’a başarılar dileriz.Yeni Düzköyspor Kulüp Başkanı ve Teknik Sorumlusu yaptıkları açıklamada, bu başarının kazanılmasında Katkılarından dolayı şu an askerde bulunan ilçemiz Kaymakamı Sayın Faik Oktay SÖZER’e, Belediye Başkanı Sayın Salih BAKAL’a şu an aramızda olmayan Belediye Başkanı rahmetli Mehmet AKKAYA’ya,ilçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Mehmet ŞAHİN’e ÇPL Müdürü Sayın Sami ARSLAN’a, H.M. OFLUOĞLU Müdürü Sayın İlhan SELÇUK’a , Nil iletişime, İlçemiz Yetkililerine, Yönetim Kuruluna, Fedakar FUTBOLCULARINA (Özverili gayretleri unutulmayacaktır), takımı yalnız bırakmayan, maddi manevi takımı destekleyen Düzköylü futbol severlere(TARAFTARLARIMIZA) teşekkür ederken, Bu başarıyı yurt içinde ve yurt dışında yaşayan Bütün Düzköylülerle hediye etmişlerdir….

*Kadro ( Futbolcu Kisisel Bilgileri icin* http://www.duzkoy.gov.tr/haber8.htm )

 - Image: http://www.duzkoy.bel.tr/isci/isci13.jpg - *HÜSREV DEMİRCİ* *Amcamin Ogludur...*

ERTAN DEMİRCİ

ABDURRAHMAN KALINTAŞ

AHMET AKDENİZ

BAHTİYAR TİRYAKİ

BURAK AKDENİZ

CELALETTİN TİRGİL

CEMİL YAVUZ

DENİZ AKBULUT

EMRE AKPINAR

FAİK ODABAŞ

KUBİLAY BEKAR

MURAT AKBULUT

MURAT SERDAR

MUSTAFA YILDIZ

NURİ ZAFER

OLCAY AKDENİZ

ÖMÜR ANKARA

SONER AYDIN

TARIK ŞAHİN

TOLGA AKDENİZ

ANTRENÖR: Ahmet TİRGİL

KULÜP BAŞKANI: Mehmet ZAFER 

</description>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 12:59:26 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=355</link>
</item>
<item>
<title>Kemence Horon Muzikleri Mp3 indir</title>
<description> 
- Image: http://www.karalahana.net/resimler/macka%20horon.jpg -

Horonu - Düzköy Sallama.mp3 http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673298.mp3 
SAZLI KEMENCELI -HORON.mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673288.mp3
Irfan Akbulut - Davul kemençe horon.mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673280.mp3
HORON_Üç Ayak..mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673275.mp3
ERKEK HORONU.mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673272.mp3
Atma Türkü (Horon)_Cimilli Ibo.mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673264.mp3
AkcaabatHoronu.mp3  http://www.musicwebtown.com/hackali/playlists/204362/1673250.mp3



Alinti= http://www.sveb-61.tr.gg/Hackalilar-Horona------------%3Cimg-src%3D-g-http-d--s--s-www-.-natro-.-com-s-images-s-ICO-.-~-.-yeni-.-gif-g-%3E.htm</description>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 12:48:17 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=354</link>
</item>
<item>
<title>Hacka Duzkoy Trabzon Videolari</title>
<description>- Image: http://hacka.ufoss.com/resimler/index.php?preview=honeftera.jpg -
Trabzon Hacka Yaylalari =  http://www.youtube.com/watch?v=-o3s9Eq-r-M
Düzköy Yayla Horon Showw (OrJinal) = http://www.youtube.com/watch?v=sPR_bETfe6g
Düzköy ve Hacka Yaylası = http://www.youtube.com/watch?v=h0zwjR5RIag
Hacka Akcaabat Duzkoy Goruntuler = http://video.google.nl/videoplay?docid=-8819211124436795474&amp;q=hacka+duzkoy&amp;ei=FD5uSM_YJ4KQjQKbs-SdDQ&amp;hl=nl
</description>
<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 17:14:19 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=326</link>
</item>
<item>
<title>Trabzon Karadeniz Mutfagi</title>
<description>TRABZON VE KARADENİZ MUTFAĞI
- Image: http://www.karalahana.com/images/Giysi.jpg -

Hamsi, mısır unu ve karalahana diğer Karadeniz illerinde olduğu gibi Trabzon'da da beslenmenin temelini oluşturur. Minzi denilen çökelek benzeripeynir, hemen her öğün yenir. Daha çok Vakfıkebir ilçesinde üretilen Trabzon yağı yurt çapında ünlüdür. Mısır ekmeği, peynirli,minzili, yumurtalı, kabaklı, yağlı pide, hamsiliekmek, cumur denilen pide, en ünlü yöresel yemeklerdendir. Sabah kahvaltıları kimi yörelerde trima denilen un çorbası ve yağda kızartılan ekmek parçalarıyla yapılır. Genellikle öğleyin yenilen kuymak yörenin en sevilen yemekleri arasındadır. Kuymak yapmak için mısır ununa su katılır ve bulamaç kıvamına gelinceye değin kaynatılır. İçine isteğe göre dilimlenmiş peynir, minzi, süt, haşlanmış ısırgan otu konularak pişirilir. Kuskusu andıran çimdik makarnası da oldukça yaygın bir yemektir. Mısır, sütlü kabak, karalahana, balık çorbası da akşam yemekleri arasındadır. Karalahana yığması da yörenin ilginç yemeklerindendir: İnce ince doğranan lahana tuzlanarak 15-20 dakika suda haşlanır, sonra süzülür. Ayrı birkapta soğan, salça ve kıyma kavrulur. Önceden pişirilen kuru fasülye ve lahananın içine bir çay bardağı pirinç eklenerek bir arada pişirilir.

Hamsidenyapılan buğulama, pilav, dolma,haşlama, tava yöre mutfağının vazgeçilmez yemeklerindendir. Hamsi kayganası, hamsi kuşu denen köfte, turşu, turşu kavurması özellikle kış aylarında tercih edilir. Yörede tomara denen yabani bir bitkiden salata ve turşu yapılır. Sıkılarak suyu süzülen turşular, suda haşlanır, tereyağında kavrulur. Üstüne minzi eklenir. Huliya'nı yapılışı da buna benzer. Yabanibitkilerden hamuçera (dağ çileği), lifor (böğürtlen), mora (ahududu), ahlat (yabanarmudu), karayemiş(kirazı andırır, daha az tatlıdır), çakal eriği (ekşi dağ eriği) en sevilen meyvelerdir.
Karadeniz yemekleri: Yemek tarifleri
LAHANA SARMA

Karalahana yaprakları haşlanır, suyu atılır. 2. su ile tekrar haşlanır, çıkarılıp sudan geçirilir. Parça et satırla küçük parçalara ayrılır. İçine soğan, domates, maydanoz, karabiber, tuz, pirinç yoğrularak yapraklara sarılır. Yeniden pişirilir. Trabzon'da yakın zamana kadar pirinç yerine mısır yarması (şoromul adı verilen el değirmeninde kabaca öğütülmüş mısır taneleri) kullanılırdı. Tenceredenin dibine yemeğe lezzet vermesi için büyük etli kemik parçaları konulurdu.

LAHANA KAVURMASI

Lahanalar yıkanp haşlanır, suyu dökülür. Trabzon yağı ile bir miktar içyağı bir sahanda eritilir ve bol miktarda soğanla kavrulur. Haşlanmış barbunya fasülyesi, tuz ve biber ilave edilip kavurmaya devam edildikten sonra en son lahana katılır. Kısa bir süre daha karıştırdıktan sonra sıcak olarak yenilir.

*Tüm Karadeniz bölgesinde, farklı isimler ve küçük farklılıklarla yenilir.

LAHANA DİBLESİ*

Karalahana seçilip haşlandıktan sonra süzlür. Bir tencerede bol soğan ve yağ kavrulur. Haşlanan lahananın yarısı tencereye konulur. Üstüne küp küp doğranan patatesler ve pirinç, karabiber tuz ve kalan lahana eklenir. Bir bardak suyla ağır ateşte pişirilir. Pişirildikten sonra bir kere karıştırııp servis yapılır.

* Ordu, Giresun ve Batı Trabzon

HARHAŞİ (DUDEYİ)*

Saplı karalahana yemeğinin Hopa'daki adı &quot;harhaşi&quot; (haşlama) dır. Arhavi ve batısında ise &quot;dudeyi&quot; (karalahana sapı) adı verilir. İlk önce saplı karalahana haşlanır, suyu dökülür. Yeniden taze su konulur ve haşlanır. İkinci haşlamada iç yağı (alima), acı biber (laşani pipeyi), sıvı yağ (yada tereyağ), tuz konulur. İyice pişirilir, piştikten sonra bir tepsiye çıkarılır. Kökler yanyana sıralanır. Üstüne bol ceviz, bir sahanda 4-5 diş sarmısak, tereyağı atılır. Yemeğin suyundan ilave edilip kaynatılır. Tepsinin üzerine dökülür. Sıcak mısır ekmeği ile yenilir.

* Laz yemeği

LAHANA EZME/VURMA*

Köksüz karalahana haşlanır suyu dökülür. İkinci defa su tazelenir. İç yağı, acı biber, terayağı yada sıvı yağ, tuz konulur. İyice pişirilir. Piştikten sonra ezilir. Yakın zamana kadar bzme işinde otantik mutfak gereçleri kullanılırdı. Trabzon köylerinde &quot;gudal&quot; adı verilen ahşap mikser Rize ve Artvin sahilindeki Laz köylerinde ise &quot;kirza&quot; adı verilen şekil olarak farklı ahşap alet kullanılır.
* Tüm Doğu Karadeniz

LAHANA ÇORBASI*

Ayıklanan lahanalar, el ile küçük parçalara ayrılır, sonra yıkanır. Lahana parçaları kaynar su içine atılır. Lahana haşlanan su dökülür. Yeniden su kaynatılır, ıılık suda bir gün bekletilmiş fasülyeler bu suya atılır ve yeniden haşlanır. Büyük parçalı mısır yarmaları, büyükçe bir kemik parçası (günümüzde et suyu), haşlanmış lahana parçaları ve iç yağı ve çok az mısır unu- arzu edilirse kırmızı biber- ilave edilirek pişirilir.

*Tüm Doğu Karadeniz

LAHANA TURŞUSU*

Haşlanan lahanalar, bidonlara su, sarmısak ve acı biberle birlikte doldurulur. İki hafta bekletildikten sonra soğanla kavrularak yenilir.
* Batı Trabzon, Ordu, Giresun

LAHANA YEMEĞİ*

Yıkanıp küçük parçalara ayrılan lahana yaprakları, kaynar suda haşlanırlar. Haşlanan su dökülür. Başka bir encerede haşlanan suya içyağı, kıyma, doğranmış soğan, tuz , mısır yarması - yöreye göre fasülye- ilave edilirek pişirilir.

LAHANA GULİYA *

Lahanalar önce ayıklanıp bol su ile yıkanır. Saplarıyla birlikte büyük parçalara ayrılarak bol tuzlu suda, bir kremul vasıtasıyla, bahçedeki gorelin yada evin hayatında bulunan ocağın tavanına bağlanmış olan orta boy kazanda haşlanır. Pileki ya da bir tepsinin dibi yağlanır ve üzerine bayatlamış mısır ekmek artıkları dökülür. Lahananın haşlama suyuyla mısır ekmekleri ıslatılır. Üzerlerine lahana yaprakları serildikten sonra üzerine kızdırılmış yağ gezdirilip saçayğın üzerinde hafif odun ateşinde pişirilir.

YABANİ LAHANA (GALDİRİK) YEMEKLERİ*

*Ziraati yapılmayan yazın bahçelerde kendiliğinden yetişen &quot;galdirik&quot; karalahanaya benzer bir ottur. Ordu civarında &quot;galdirik&quot; daha doğuda yabani lahana adı verilir.

Galdirik yemeği:Temizlenip yıkayıp soğuk suda haşlanır ve süzülür. Yeşil soğan ve pırasayla kavrulur.

Galdirik turşusu:Yıkanıp, haşlanan galdirik soğutulduktan sonra tuz, sirke ve sarmısakla birlikte bir kavanoza konulur. Yedi gün bekletildikten sonra sofraya çıkartılır.

Galdirik dolması (Sarması): Aynı karalahana sarması gibi, galdirik yaprağı kullanılarak dolmasıda yapılır.

YOĞURTLU PEZÜK*

Pezük ilk önce seçilip temizlenir, haşlanır, süzülür. Yağda kavrulan pezük hafif ılınınca üstüne sarmısaklı yoğurt dökülür. Fatsa, Kumru köyünde bu yemeğe &quot;borona&quot; adı verilir.

* Ordu,

PAZI BURMALISI*

Haşlanmış pazıların, soğanla kavrulduktan sonra bir hamurun içerisine konulup tepside pişirilmesiyle yapılan bir tür börektir.

PAZI YEMEĞİ

Pazılar önce ayıklanır daha sonra haşlanır. İnce parçalara ayrılan pazılar Ordu civarında salça, soğan ve yağla kavrulup içine bulgur ve baharat katılarak, Trabzon civarında ise soğan yağla kavrulup içine mısır yarması, nane, soğan (çok eskiden yabani soğan), kılçıkları ayıklanmış hamsi ilave edilerek yapılılır. Sıcak yada soğuk yenebilir.

*Ordu, Rize arasında yapılır.

PAZI KAYGANA*

Yıkanıp, küçük parçalara ayrılan pazılar, ince doğranıp tuzlanmış soğanlar, nane, maydanoz, yumurta ve mısır unu ile karıştırılarak bir tavada iki taraflı kızartılır. Pazıya Lazca sotoliya, Trabzon Rumcası Lames, Giresun Türkçesinde ise Pezük adı verilir.
* Tüm Doğu Karadeniz

SAKARCA YEMEKLERİ*

Sakarca mıhlaması: Sakarca temizlenir, haşlanır ve süzülür. Soğanla ve baharatla kavrulur. Kavrulan sakarca bir kez karıştırılır ve üstü kapatılıp 10 dakika bekletildikten sonra yenmeğe hazırdır.

Sakarca Kayganası: Mıhlaması gibi haşlanır, temizlenir ve süzülür. Suyu kalmayacak şekilde süzüldükten sonra börek tavasında önlü arkalı yumurtayla beraber kızartılır.

Sakarca Turşusu: Sakarca temizlenip, haşlanıp, süzüldükten sonra soğutulur. Bir kavanoza sarmısak, biber ve sirkeyle konulur. 3 gün bekletilir.

Çöklüce Çorbası: Fatsa'nın Kumru Köyü'nde (Kaynak: Necla Demiröz) Sakarca'ya Çöklüce denilir. Doğranan çöklüceler, kavrulan soğan ve salçanın içine atılır. Üstüne pirinç, tuz ve su eklenip çorba kıvamında pişirilir.

*Taze sarmısağa benzer, yaprakları daha incedir. Mıhlaması, kayganası, çorbası ve turşusu yapılır. Ziraati yapılmayan, bahçelerde kendiliğinden yabani olarak yetişen sakarca ilkbahar mevsiminde toplanır ve tüketilir. *Ordu - Trabzon arasında yenilir.

MANTAR (TİRMİT)*

Mantara benzeyen, beyaz, sarı, krem rengi olmak üzere çeşitli formlarda yabani olarak yetişen yöreye özgü bir bitkidir. Haşlanarak bol soğan ve yeşil biberle kavrulur. İsteğe göre yufka rasına konularak da yenilir. Fatsa'da soğan, yeşil biber, domatesle kavrulur ve içine mısır ekmeği doğranır. *Trabzon'un batısı, Ordu, Giresun

KEŞKEK*

Yörede buğdaya &quot;keşkek&quot; adı verilir, düğünlerde yapılan bir yemektir. Akşamdan bir tencerede ıslatılan keşkek bir gün sonra haşlanır ve ilk suyu süzülür. Ayrıca pişirilen tavuklar, kemiklerinden ayrılarak paraçalanır ve keşkek içine atılır. Birlikte pişirilen karışım servis yapılırken üstüne tereyağlı salça eritilir.

*Tüm Batı, ve Orta Karadeniz'de Trabzon'a kadar yapılır. Trabzon'da ise sadece Şal Pazarı (Ağasar) bölgesinde yapılır. Trabzon, Rize, Gümüşhane ve Artvin sahilinde bilinmez ve yapılmaz.

HAMSİLİ PİLAV*

Temizlenip , yıkanan hamsilerin kılçıkları hamsiler parçalanmadan çıkartılır. Otantik olarak yapılmak istenirse pilekiye, günümüzde ise tepsi yada güvece, hamsiler sırtları tabana bakacak şekilde yanyana dizilirler. Yağda kavrulan soğana, fıstık, kuru üzüm, tuz ve pirinç ilave edilirek iç pilav pişirilir. Pilava az miktarda şeker ve karabiberde katıldıktan sonra pilekideki hamsilerin üzerine yayılırlar. Tepsinin en üst kısmına kalan hamsiler sırtları tavana bakacak şekilde dizilir. Üstüne sıcak tereyağı dökülen tepsi saçyağaı yada fırında pişmeye bırakılır. Hamsiler kuruyup kızardıklarında yemek hazırdır. Lazca &quot;kapçoni pilavi&quot; denilen bu yemeğe Hopa civarında üzüm ve fıstık konulmaz.

* Tüm Doğu Karadeniz

HAMSİ KAYGANA (KARGANA)*

Mısır unu, buğday unutuzlanmış hamsi, maydanoz, süt, yumurta, yağ ve tuz. Tüm bu maddeler doğranarak inceltilir. Biraz sıvı yağla ağır ateşte suyunu çekene kadar pişirilir. Laz bölgesinde maydanoz yerine &quot;kinzi&quot; adı verilen kokulu yöresel bir ot kullanılıp kayganaya süt konulmaz yerine domates, ile sivri biber ilave edilir ve kargana adı verilir. Köylerde toprak zeminli mutfaktaki ateşin üzerine üç saç ayağı kurulur . Bunun üzerinde pileki de pişirilirmiş. Yemeğin üzeri incir yapraklarıyla örtülür, bu yaprakların üzerine köz konularak yukarıdan da ısınması sağlanırmış.



*Tüm Doğu Karadeniz sahili

HAMSİLİ EKMEK*

Özü mısır ekmeği olan ve içinde az miktarda salamura hamsi karıştırılnış bulunan ekmektir. Ekmek pişirmeye tahsisedilmiş pilekide pişer. Bir katıkla değil, pasta veya kurabiye gibi tek başına yenir. Normal ekmekten daha tuzludur. Yanında salatalık veya soğan gibi garnitürler mutlaka bulunmaktadır. Hamsili ekmeğe Lazca kapçon mçkudi, Trabzon Rumcasında ise Hapşozim adı verilir. Hamsili ekmek sade yapılacağı gibi içine pazı, pırasa, lahanada atılarak lezzeti atılabilir. Hamsili ekmek, &quot;hamsi&quot; konulmadan yapılırsa, Doğu Trabzon'da &quot;mertezim&quot; olarak adlandırılır. İlkbaharda yetişen yabani tür bir soğan (adını unuttum), nane (lözme), patates (yemasi), karalahana, iç yağı (steas), mısır unu, tuz yoğurularak pileki'de yapılan bir çeşit ekmektir. Günümüzde yabani soğan bulunması zor olduğundan kullanılmamakta normal soğan ve pırasa ile yapılmaktadır

*Tüm Doğu Karadeniz sahili



KUYMAK/ MUHLAMA/ HAVİTSİ/



Fotoğraflar: (Sevgili rahmetli kardeşimiz) Mahmut Sedat Dilaver (Sürmene)

Laz usulü muhlama: Unu tereyağı ile yakmadan kavurun . Trabzon peynirini iyice ufaladıktan sonra ekleyip sürekli karıştırarak eritin . Peynir tamamen eriyince 1,5 su bardağı suyu yavaş yavaş karıştırarak ekleyin . Koyu muhallebi kıvamına getirin. Sıcak servis yapın.

Hemşin Usulü muhlama: Mısır Unu yerine buğday unu kullanılarak ya da ikisini birbiriyle karıştırtırılarak yapılır. Diğer yörelerin muhlamalarından farklı olarak içine yumurta kırılır, kaymaklı süt eklenir ve soğan rendelenir.

Trabzon Usulü kuymak: Çaykara civarında Havitz adı verilir. Trabzon tümü ve Giresun sahil ve Rize'nin batı sahil kesiminde yapılır. Kaşar peynirine benzeyen &quot;Televe&quot; peyniri değil minci (Trabzon tuzlu ve kokulu çökelek peyniri) kullanılır. Un yağla kavrulmaz. Yağ eritildikten sonra minci ilave edilir, peynir hafif eriyince yağ yanmadan su eklenir. Daha sonra mısır unu yavaş yavaş karıştıralarak eklenir. Fokurdamaya başlayınca karıştırma işlemi bırakılır ve tereyağının kuymağın üstünde birikmesi beklenir , sıcak servis yapılır.

MALEZ

Süt kabağı (Kobalets) ve süt ile yapılan bir çeşit muhallebidir. Kabak iyice pişirildikten sonra sürekli karıştırılır. Pişince yumuşayan kabağın içi kaşıkla oyularak çıkartılır ve gudalla (ahşap el mikseri) ile ezilir. Daha sonra içine sürekli süt katılarak (yarım kabağa 2 kg. süt konur)tekrar karıştırılır ve pişmeye bırakılır .Biraz tuz ve şeker (bir kg süte 2 çorba kaşığı şeker) konur. Lazcası &quot;Kabağiş Sütli&quot; dir. Trabzon'lular ve Laz'lar tarafından yapılır daha batıda ve Hemşinlilerde bilinmez. Bununla birlikte &quot;malez&quot; lapa anlamında Rize Hemşinde kullanılır ama ineklere verilen yal kabındaki sebze karışımının adıdır.

TURŞİ KAVURMA

Fasülye turşusu ince doğranır. Bu arada bir tencerede bol soğan, teryağı (yada sıvı yağ) ile kavrulur. Üzerine turşu eklenir isteğe göre salça da eklenebilir. Turzu zaten acı olduğundan ayrıca acı ilave edilmez. Lazcası &quot;turşi tahaneyi&quot;. Tüm Doğu Karadeniz'de yapılır.

TAZE FASULYE

Zeytin yağlı taze fasülye bilinen yöntemlerle pişirilir. Laz bölgesinde ceviz ve sarmısak öğütülerek yemeğin içine dökülür. kirza ile fasülye ile birlikte ezilir. Çok bulamaç haline getirilmez. &quot;katsakuyi&quot; adı verilen acı siyah erik marmelatından çok az miktarda mayhoşluk versin diye ilave edilir. Lazlar bu yemeğe &quot;qvaneyi&quot; adını verirler.

LAZ BÖREĞİ (BUREĞİ)

Elde açılmış üç yufka tepsiye serilir. Bu arada üzerine dökülecek muhallebisi hazırlanır. Muhallebide 1 kg süte 100 gr. buğdayunu, 2 yumurta, yarım kilo şeker kullanılır. Muhallebi kıvama gelince üç kat yufkanın üzerine boca edilir. Muhallebinin üzerine kızgın tereyağı dökülür. Teryağının üzerine ise karabiber serpilir. En üste 4 yufka daha örtülüp, fırına verilir. Çıkınca üzerini ıslatacak kadar şerbet gezdirilir. Laz bölgesinde yapılır.

ACİKA

Acika daha çok kahvaltıda bazen de kuru fasulye gibi yemeklerin yanında yenilen ve ana maddesi &quot;kinzi&quot; adı verilen maydonoza, kişniş otuna benzeyen kokulu yöreesel bir ottur. Fındık veya ceviz öğütülür, içine kinzi, acı biber ve bol sarmısak ilave edilir. Ezilerek birbirine karıştırılarak yenilmeye hazır hale geitirilir. Bu karışım eskiden &quot;gobi&quot; denilen ağaçtan yapılmış çukur çanak içinde taşla dövülerek ezilirmiş. Hopa ciavrında yapılan bir Laz yemeğidir.

FASÜLYE KAYGANASİ

Fasülyeler temizlenip, haşlanıp süzüldükten sonra börek tavasında önlü arkalı yumurtayla kızartlır. *Tüm Karadeniz.

FASÜLYE EZMESİ (PATİTÇ ÇİHLOMA)*

Fasülye pişirilir, koballe ezilir. İçine sarmısak ve tuz konulur. *Trabzon

BEZİRGENAŞ

Karadeniz köylüsünün hazırlanması kolay aperatif yemekleridir. Bayatlamış mısır ekmeği atılıp ziyan olmaması için yapılır. İki çeşittir: 1- Peynir, yağ ve bayat mısır ekmeği muhlama gibi pişirilir. 2- Fasülye (patitç) turşisi yağda kavrulur üzerine mısır ekmeği doğranır.* Trabzon

ZMİLANÇ (MERÜLCEN)

Böğürtlene benzeyen yabani bir bitkinin yumuşak kiremit reknli yumuşak dikenidir. Çocuklar tarafından çiğken bile yenilir. Olduğu gibi pişirilebileceği gibi turşusu yapılıp soğanlada kavrulabilir. Mıhlaması, soğan veya pırasayla kavurması yapılır. Trabzon'da &quot;Zmilanç&quot;, Ordu civarında &quot;merülcen&quot; adı verilir. Ordu - Trabzon (dahil) arasında yapılır.

ZİLİHTA/ZIRİHTA

Buğday unu, yumurta, yoğurt ve su ile sulu hamur haline getirilirdikten sonra bir yağ kızdırılmış bir tavaya bir kaşık kaşık dökülerek kızartılır. bal veya toz şekerle yenilir. Tüm Karadeniz sahilinde yapılır.

Hamsi Kuşu: Hamsiler kılçıkları çıkarıldıktan sonra tuzlanıp mısır ununa bulanır. Soğan, nane ve maydanoz ince ince doğranarak iç hazırlanır. Birkaç hamsi avuca alınır, ortalarına hazırlanan iç konur. Balıklar çiğ hamurlaörtülür, yassılaştırılarak köfte biçimi verilir.Çırpılmış yumurtaya bulanarak tavada kızartılır.

Akçaabat köfte: 1930 yıllarında Akçaabat'lı lokantacılarının ortaklaşa yaptıkları, etlerin (Öküz ve Dana) bir araya getirilerek bir arada çekilen kıyma birbirlerine bağlanabilmesi için belirli ölçüde ekmek ve az miktarda sarımsak karışımı ile kendilerinin yemesi için yaptıkları köfteden çok büyük bir damak zevki yakalamışlardır. Bu damak zevkini artık lokantalarda kömürlü, ızgaralı ocaklarda pişirilmek kaydıyla öncelikle bölgeye tanıtımı yapılmıştır ve o tarihten günümüze kadar tüm dünyaya tanıtımı sağlanmış olup Akçaabat Belediyesi tarafından her yıl Ağustos ayında belirli gününde Festival olarak tanıtım için gerekli şenlik ve şölenler sürdürülmektedir.


Ayrıca şimdilik ele alamadığımız;

TATLI ÇEŞİTLERİ; Kabak tatlısı, Ev baklavası, Burma tatlısı, Kocaman Gerdanı, Muska tatlısı, Yufka Tatlısı, Hamsiköy sütlacı, Pepeçura...

PİDELER; Lameslİ (pazılı) pide, Hoholli (tozlu) pide, Kabak pidesi, Maydanozlu Kaşar Peynirli Su böreği, Trabzon peynirli pide, Sürmene yağli pidesi (yuvarlak), Kıymalı pide, Hamsili pide.....

YEMEKLER; Akçaabat köfte, Kesme makarna, Brinconi (Laz pilavı), Kalkanoğlu pilavı, Çayeli usuli kuru fasülye, Faroz usulü Balık buğulama, Trabzon Kefal Ekşilisi, Hamsi kuşi (Hamsipuli), Hoholli hamsi, Hamsili lamesli pilav, Patates Kavurması, Zuluf Fasülye, Sırgan çorbası, Mısır Mancası, Hoşmeri (Kaymak ve mısır unu kuymağı), Jahlı ekmek (Hemşin ekmeği), Gorbollu börek...
</description>
<pubDate>Wed, 21 May 2008 12:27:53 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=311</link>
</item>
<item>
<title>Trabzon Sumela Monastery ( Soumela, Soumelas )</title>
<description>- Image: 300 -

The Sümela Monastery (Greek:Turkish: Sümela Manastırı) stands at the foot of a steep cliff facing the Altındere valley in the region of Maçka in Trabzon Province, Turkey. It is a major tourist attraction located in the Altındere National Park. It lies at an altitude of about 1200 metres overlooking much of the alpine scenery below.

The monastery was founded in the year 386 (during the reign of the Emperor Theodosius I, AD 375 - 395) by two Athenian priests - Barnabas and Sophronius according to the Turkish Ministry of Culture [1]. Legend states that they found an icon of the Virgin Mary in a cave on the mountain and decided to remain in order to establish the monastery.

During its long history, the monastery has fallen into ruin several times and been restored by successive Emperors; During the 6th Century AD, it was restored and enlarged by General Belisarius at the behest of Justinian [2].

It reached its present form in the 13th century after gaining prominence during the reign of Alexios III (1349 - 1390) of the Komnenian Empire of Trebizond (established in 1204). At that time, it was granted an income from imperial funds. During the time of Manuel III , son of Alexius III, and the reigns of later princes, Sümela gained further wealth from new imperial grants.
- Image: 300 -
Following the conquest by the Ottoman Sultan Mehmed II in 1461, it was granted protection by order of the Sultan and given rights and privileges which were renewed by following Sultans. Monks and travellers continued to journey there throughout the years and the monastery was extremely popular up until the 19th century.

The Monastery was seized for a time by the Russians during the occupation of Trabzon between 1916 - 1918.

It was finally abandoned in 1923, following the population exchanges between Greece and Turkey after the Treaty of Lausanne.

Today its main purpose is as a tourist attraction. Its place overlooking the forests and streams below make it extremely popular for its aesthetic attraction as well as for its cultural and religious interests. The Turkish government is currently undertaking necessary restoration works to the site.</description>
<pubDate>Mon, 12 May 2008 11:51:15 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=310</link>
</item>
<item>
<title>Trabzon Sumela Manastiri </title>
<description>- Image: 300 -
Sümela Manastırı , Trabzon ili, Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alan Panagia (Meryemana) deresinin batı yamaçlarında Mela (Yunanca 'siyah') tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte yer alan bir Rum manastır ve kilise kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela veya Theotokos Sumela'dır.

Kilisenin MS 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon'da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina'lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, Hz.İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır. Bununla birlikte manastırdaki fresklerde sıkça yer alıp, özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Alexios’un (1349-1390) manastırın gerçek kurucusu olduğu sanılmaktadır.

- Image: 200 -

14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane'de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan yaratmıştır.

18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hıristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda 

</description>
<pubDate>Mon, 12 May 2008 11:45:47 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=309</link>
</item>
<item>
<title>Hacka Duzkoy u canli internetten seyredin</title>
<description>- Image: http://www.duzkoy.bel.tr/gif/kamera1.gif -

*DUZKOY BELEDIYESININ HIZMETIDIR*
http://www.duzkoy.bel.tr/canli.html

Beldemizi online izlemek için aşağıdaki kameraya tıklayınız 
gelen ekranda sağ alt köşedeki Download linkine tıklatıp gelen pencerede çalıştır tekrar çalıştır ve install yaptığınızda ActiveX bilgisayarınıza yüklenmiş olacaktır.

Son olarak sayfayı kapatıp yeniden açmanız yeterli olacaktır aşağıdaki ekran karşınıza gelecek kullanıcı adı ve şifresini boş bırakıp  Nex butonuna basınız...

Not: IP numara kısmı bazı kullanıcılarda windowsun güvenlik duvarı nedeniyle boş olarak gelmekte burayı manuel olarak aşağıdaki şekilde doldurabilirsiniz

İyi seyirler

ip numarası = 85.105.243.198

kullanıcı adı ve şifresini boş bırakınız
 
</description>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 01:52:40 +0200</pubDate>
<link>http://hacka.ufoss.com/index.php?comment=301</link>
</item>
</channel></rss>